Board game dünyası için olmadığı gibi Türkiye’deki oyuncular için de güzel bir sene olmadı maalesef. Salgından ötürü tüm etkinliklerin iptal olması, ağzımızda ne tat bıraktı ne tuz. Keşfedilecek onca oyun da bekleme modunda kaldı. 

Öte yandan umut vaat eden şeyler de oldu diyelim. NeoTroy Games senenin sonuna gelirken Türk oyunculara küçük güzellikler yaptı. Bunlardan biri, bi önceki yazıda bahsettiğim Marvel Champions oyunuydu. İkincisi de Kennerspiel des Jahres kazananı The Crew oldu. The Crew: The Quest for Planet Nine’ı Türkçe’ye Keşif: Gezegen 9 Görevi adıyla çeviren NeoTroy, oyunu bizim için kolay ulaşır bir hale getirmiş oldu.

Peki nedir bu Gezegen 9 Görevi ve neden bu oyunu satın alıp, masaya koyup oynayalım? Bu soruların cevaplarını da çok detaya girmeden aşağıda verelim.

SİNEMADA YEPYENİ BİR SOLUK: BİLİMKURGU

Olayımız şu: Yeni bir gezegen bulunuyor. Biz de o gezegeni keşfetmeye gönderilen astronotlarız. 50 adet görevi tamamladığımızda, Gezegen 9 denilen bu arkadaşı keşfetmiş olacağız. Ama nasıl?

Keşif, bir cooperative oyun. Bilmeyenler için cooperative şu demek: Bu oyunda, oyuncular birbirine rakip değil, oyunu kazanmak için birlikte mücadele ediyorlar. 50 görev de şu şekilde cereyan ediyor. Kartları karıştırıp dağıttıktan sonra, görev kitapçığındaki ilk görevin şartlarını okuyoruz. O görev bize oyunu nasıl oynayacağımızı ve oyunu kazanma şartının ne olduğunu söylüyor. Biz başarıyla tamamladıktan sonra o görevi, bir sonrakine geçiyoruz. Yine kartları karıştırıp dağıtıyoruz fakat bu kez oyunu kazanma kriteri ve oyunun oynanışında bazı farklılıklar olduğunu görüyoruz. 50 farklı görev, 50 farklı kazanma kriteri, yani 50 farklı oyun demek. Ve biz görevleri tamamladıkça, hikaye de ilerliyor.

İlk görevimiz (kesinlikle spoiler değil) aşırı basit. Hatta ilk birkaç görev de öyle. Fakat 10. Görev itibariyle oyun biraz zorlaşmaya başlıyor. İlk 10 görev, zaten görev kitabında da uzaya çıkmaya hazırlık aşaması olarak anlatılıyor. Ekip arkadaşlarımızla uyumumuzu artırmaya çalışıyoruz. Ama işin hikaye kısmı bir yana, oyunun mekanizmasını öğreniyoruz diyelim. Ki ilk 2-3 görev sonra (yaklaşık 15-20 dakika) oyunu çok rahat oynamaya başlıyorsunuz.

GEZEGEN 9’U KEŞFETMEYE DEĞER Mİ?

Oyunun kural anlatımına girmiyorum hiç, çünkü misler gibi Türkçe kural kitabı var kutuda. Ve gerçekten anlaması da anlatması da aşırı kolay bir oyun. Fakat “kolay” kelimesi burada tatsızlık yaratmasın. Oyunda ilerledikçe, oyundaki görevlerin zorluk seviyesi artıyor. Hatta BGG’de sürekli “43’üncü görevi geçebilen var mı?”, “49’da takıldık, pes ediyoruz.”, “50. Görevi 100 kere oynadık hala geçemedik.” gibi yorumlar görüyorum. Yani oyun sıkıcı bir kolaylıkta devam etmiyor, orası kesin.

Biz 2 kişi oynadık oyunu. Ki oyun, orijinalinde 3-5 arası oyunculu ama kural kitabında 2 kişilik bir varyant da var. Bu varyant, oyunculardan birinin kontrol ettiği bir 3’üncü oyuncu daha hazırlatıyor oyunu kurarken. Elinde 4 numaralı roket kartı olan oyuncu, o görevin komutanı oluyor ve bu AI olarak tanımlanan 3’üncü oyuncuyu da o kontrol ediyor. Biz açıkçası 2 kişilik varyantı çok sevdik, büyük ihtimalle oyunu bu şekilde bitiririz. Ama çok oyunculu daha keyifli olduğu söyleniyor.

Kutunun içeriği aşırı zengin değil, bir ana board ve oyuncu board’ları yok. Zaten bir kart oyunu. Fakat bir kart oyununun bu kadar uzun bir tekrar oynanırlık sunması harika. En az 50 kere oynanacağını bilerek satın alıyorsunuz zaten oyunu. Bu da fiyatının hakkını sonuna kadar veriyor demek. 

Artwork güzel ama çok da ahım şahım değil. Standart diyelim. Ne göz kanatıyor ne kendine aşık ediyor. Küçük bir kutu olduğu için sağa sola götürmesi de çok kolay. 10 yaş ve üzeri diyor ama bence 7 yaştan itibaren çok rahat oynar. İşin güzel tarafı anne-baba tayfasına da öğretilip oynatılabilecek bir oyun. Zaten bizdeki “batak, koz maça, king” mantığına yakın bir oynanışı var. Ve zaten bence oyunla ilgili en majör problem de tam olarak bu.

Oyunun yurt dışında neden çok sevildiğini ve bu kadar ödül aldığını anlayabiliyorum açıkçası. Küçücük bir kutunun içinde her yaştan insana, tekrar tekrar oynanabilecek, keyifli zaman geçirme fırsatı sunuyor. Ama biz zaten bunun uzay temalı olmayanının hemen hemen aynısını liseden beri oynuyoruz. Hem de iskambil kartlarıyla. Yanında da oralet içiyoruz hatta. 

Ben zaten ezelden beri kahvehaneciyim o yüzden beni bozmaz, ama “king oynayacak değiliz abi” diyen adamı çok fena üzer bu oyun. 

Velhasıl toparlamak gerekirse, çok kısa bir sürede BGG TOP 100’e tırmanmış ve 64’üncü sıraya gelmiş bir oyun olması, yeni oyuncuları hobiye ısındırmak için çok çok iyi bir tercih olması, tekrar tekrar oynanabilirliği sebebiyle benden koca bir 8 puan aldı. NeoTroy’a da bir oyunu daha Türkçe’ye kazandırdığı için ayrıca teşekkürler. Ama devamını da bekliyoruz!

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin