Pax Pamir 2nd ed.

Tarihi konusunda en ufak bir fikrim bile olmadığı yerlerden biri de herhalde Afganistan’dır. Sovyet işgali ve Rambo 3 ile ortalama bir oyuncunun tarih radarına giren bu
ülke hakkında, ABD’nin yazıp oynadığı 9/11 işgali ve yakın zamanda taliban-Trump barış anlaşması dışında bir kelam edebilecek varsa beni eqlesin.

Oysaki her coğrafyanın olduğu gibi bu her anlamda talihsiz coğrafyanın da 19yy’da, emperyalizme karşı verdiği bir mücadele tarihi var. Pax Pamir de işte tam burada, yani Durrani İmparataorluğu’nun gerilemesi ile birlikte ülkeye İngiliz ve Rusların dadanması ile başlıyor. Ülkede at oynatan dış minnaklar ve ulusalcılar arasında dans eden biz oyuncular da, ülkedeki güç boşluğu riskini fırsata çeviren bir sonraki çakal Reyiz olmaya çalışıyoruz.

Hikayeyi anladık oyun nasıl?

“İyi de abi içinde Phil Eklund geçiyor, şimdi biz ne ederiz!” diye dertleniyorsanız:

a) öğrenmesi ve oynaması için klişe bir lafı çalarak ilk cevabı vereyim: asla paniklemeyin! Öğrenmesi çok kolay. Oyun bizlere sadece en yakın müttefikimize her türlü totoşluğu yapmamız için gereken misketleri veriyor. Onun dışında (mesela Gaia procesi gibi ultra komplex oyunda olduğu gibi) oyunu çözmek için bir ek çaba göstermiyorusunuz.

b) Oyunu da Phil Eklund yapmadı zaten. Phil reyizin Pax Sagasını başlatan Meksikalı Pax Porfiriana oyunun Afgancasıdır Pax Pamir. Oyun yakın zaman önce Phil Eklund’ın küçük yayımcı şirketi Sierra Madre’den kopup farklı bir yayımcı ile KS’ye girdi ve tombik renkli parçaları ve tanesini 5 cente çin’de ürettiği çakma kumaş haritası ile bir nördlerin kalbinde taht kurmayı bildi.

Oyun kartlarla oynanan bir stratejik diploması kazıklama oyunu. Oyunda gelen 4 skorlamanın herhangi birinde rakiplerinize en az 4 puanlık farkı taktığınız anda gg wp. Puan farkını oyun sonuna kadar korumaya çalıştığınız Coin oyunlarının aksine burada insta death olması sebeiyle, ömrünüz topluca lideri ganklemekle ya da oyun sonuna kadar genklenmemekle geçmiyor. Oyun acımadan cart diye bitiyor ve size de o gece yatakta neden kaybettiğinizin acı hesaplarını yapmak ve bir sonraki oyuna bilenmek kalıyor.

Oyunu öğrenmek ve oynamak çok kolay ama hemen yanınızda oturan çakal rakibinizin bir sonraki tur ne halt edeceğini kestirmek ise oldukça zor. Oyunda sadakat ve dolayısıyla dengeler tek bir hamlede değişebiliyor. Bunun üstüne rakibin önceki turlarda satın alıp elinde zor zamanlar için sakladığı kartlar gizli olmasıyla, euro oyunlardaki bazen can sıkıcı hale gelen bariz öngörü burada sıfırlanıyor. Kestirebildiğiniz birşey varsa o da önde gidiyorsanız bir sonraki puanlamada size 3 vakte kalmadan kabaran birşeyler olacak olması.

Rakiplerinize +4 puan takmak için herşey mübah, taraf değiştirmek de. Eğer, Marc Gertz reyizin Imperial oyununu oynadıysanız burada da benzer kafa yapısı var. Sizi kazandıracağını inandığınız sürece o güce yaranıyorsunuz ve doğru anda diğer trene binmek için oyunu kolluyorsunuz. Imperial oyunundan farkı ise sadakatın münhasır olmaması. yani isterseniz hepiniz İngiliz aşığı, ya da forevır Vladimirci olabilirsiniz. Ama oyunda en azılı rakibinizin müttefikiniz olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Çünkü baskınlık puanlamasında müttefikinizin sizden daha iyi dış Minnağın gönlünü hoşladıysa, 5 puan o kapacak, size de 3 puanla yetinmek kalacaktır.

İlle de beli bir gücün baskın olması gerekmiyor puanlama anı geldiğinde. Bariz bir baskınlık(+4 kuvvet) yoksa bu sefer oyuncuların masadaki varlıklarına bakıyoruz. Özetle etrafa saldığınız casuslar ve size biat eden aşiretlerinizin büyüklüğüne, ki bu da dış minnaklardan bana ne, ben kendi işime bakarım stratejisi oluyor.

Biraz önce doğru okuduğunuz, oyunda can sıkıcı casuslar kol geziyor. Kimisi kartlarınızı esir alıyor ve sakal atmadan kendi kartınızı oynatmıyor. Kimisi ise zararlı kartları oyundan kaldırıyor ve casusun sahibi ve onun dış minnağını mutlu edecek bir ödül olarak götürebiliyor.

Ucuz kumaşla nörd tokatlama sanatı

Peki oyun 85 USD parayı hak ediyor mu? Janjansız ilk edisyonu, 30 doların altında, küçük tek bir kutuya sığan, cebe atıp her yere götürebileceğiniz bir oyundu. Olması gereken de buydu. İkincisi versiyon ise hormonlu bir kutu içine sokuldu ve Çin’den ithal ucuz bir kumaş parçası ile şişirilerek 85 USD MRSP ile evlere şenlik hale geldi. İşin daha traji komik tarafı ise bu hormonlu hale ile oyunun “out of print” olması ve yok satması. Kar maksimizasyon zokasını sürekli yutuyor olmamız gerçekten ayrı bir yazı konusu.

Ancak kesinlikle buradan gaza gelip aynısı sanıp ilk versiyonu almayın. Yayımcı çakal çıktı ve oyunun kartlarını ve kurallarını da revize etti. İlk versiyon oynanmaz mı? Oynanır ama ikincisi İngilizlerin dediği gibi daha steamlined.

Kısadan hisse:

Oynadıkça eskiyen oyunlara karşın Pax Pamir, oynandıkça ışıldayan oynanabilirlik mucizesi oyunlardan. İlk 3 oyunuzun nasıl geçeceğini bilmem ama sonraki 30 oyunun harika olacağını söyleyebilirim.

Diğer ömür törpüsü 3+ saatlik kazıkcı atmacalı oyunların aksine, şu Covid günlerinde özlediğiniz arkadaşlarınıza unutamayacağı kallavi bir kazık atmayı arzuluyorsanız, size 1 kutu Pax Pamir 2nd edition yazıyorum. Sabah akşam yemeklerden sonra 1 adet. 85 USD+kdv+ötv+kargo+ötv’nin kdvsi vermeye de gerek yok. Aç simulatörunü, at kazığını, bak keyfine.

Oyunla kalın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin