Ezelden beridir “Türkiye bir tarım ülkesidir.” lafını duyarız ama malum pek de öyle bir durum yok artık. Tüm o meşakkatin karşılığını alamadığını düşünen o güzel çiftçiler, arabalarına binip büyük şehirlere yolculuk ettiler. Domatesin serasına, mısırın GDO’lusuna kaldık. Hayvancılık zaten zerre kıymet görmüyor. Millet plazalarında mis gibi klimalı ofislerde masa başında çalışsın, sen 40 derece güneşin altında bütün gün tezek kokla… Zor geldi bizim muhteşem tarım ve hayvancılık toplumuna, paşamlar komple Şirinevler’e taşındılar.

Bir dönem Farmville çılgınlığı başlamış, Facebook arkadaşlarımızdan gelen oyun davetleri tatlarımızı epey bir kaçırmıştı. Tezek kokusundan kaçıp plazaya sığınan Memedim, Ahmedim, ofiste bilgisayarının karşısına oturup tarlasını gübrelemek için tatlı bir telaşa düşmüştü. DNA’mıza kazınmış o çiftçilik geni, biz ondan kaçsak da bizi bırakmıyordu yani. “Millet uzaya yol yapıyor, bizimkiler Farmville’de çiftlik”, “Bari gerçekten tarla ekin de bir şeye yarasın.” gibi nidalar eşliğinde o furya da bir şekilde sona erdi. 

Fakat durum şu ki batı cephesinde de yeni bir şey yok. Misal Uwe Rosenberg kardeşimiz, Almanyalarda doğmuş büyümüş fakat içindeki çiftçiyle mücadele etmekten vazgeçmiş. Oturmuş bu temayla bir sürü de oyun yapmış. Zaten aslında bu yazının yazılma amacı da tamamen bu. 

%100 emin olmamakla beraber Uwe’nin ya 5 ya 6 tane “Çiftlik” temalı oyunu var. Bunlara var olan oyunların 2p ve family versiyonlarını katmadım tabi. Yoksa sayı epey artıyor. Ama bu oyunlar arasından 3 tanesi diğerlerinin epey bir önüne geçiyor aslında: Agricola, Caverna: The Cave Farmers, Fields of Arle.

TARLAYA EKTİM SOĞAN

Şöyle bir bilgi var, kendisi Aurich’in Arle kasabasında doğmuş ve büyümüş. Fields of Arle’deki Arle yani. Kendisinin bu konuda bi açıklaması var mı ya da birisi sormaya tenezzül etmiş midir bilmiyorum ama anladığım kadarıyla oyunun temasını, buradaki yaşantısından ilham alarak hazırlamış. Her oyuncu bir çiftliği yönetiyor ve günün sonunda kasabanın gelişimine en çok katkı yapan ve çiftliğini en çok geliştiren oyuncu oyunu kazanıyor. Tarım, hayvancılık, çeşitli zanaatlar ve ticaret yaparak bol bol puan toplanan bu güzide oyunu diğerlerinden farklı yapan şey, doğruca 2 kişilik olarak tasarlanmış olması. Daha sonra bir expansion ile oyunu 3 kişilik hale getirmiş ama onu oynama fırsatım olmadı henüz.

Agricola ise ilk çıktığında uzun yıllar BGG’de 1 numara olan Puerto Rico’yu tahtından indirip 2 yıl boyunca o tahtta oturmuş bir oyun. İlginçtir, oyun camiasında ne zaman adı anılsa, ortamdaki kişiler hemen silahlarını çekip birbirlerine doğrultuyorlar. Seveni de sevmeyeni de çok olduğundan, tartışmalar genelde kanlı geçiyor. Oyunun sevilme nedenleri aslında çok net. Öncelikle öğrenmesi çok zor olmayan ama iyi oynaması birkaç kez masanın başına oturmayı gerektiren bir oyun. İlk oyun bittiğinde, yapmayı hayal edip yapamadığınız onca şeyi görmek için önünüzdeki yarı yarıya boş çiftliğe bakmanız yetiyor. Hemen bir ikinci oyun isteği beliriyor zaten. Oyunu zorlaştıran ve Agricola pratiği isteyen kısım ise kartlar. Doğru engine building, genelde oyunu kazandırıyor. Bunun için de oyundaki kartları biraz tanımak gerekiyor.

Caverna: The Cave Farmers oyuncu tahtası

Agricola’nın sevilmeme nedenleri ise genelde sevilmesiyle aynı sebepler. Kartların işi gereksiz zorlaştırdığını düşünen, fakat kartlar olmadan da oyunun çocuk oyununa dönüşeceğini söyleyen çok insan var. Bir de Özgür var kesinlikle oyundan tiksinen ama onun zaten yılda 1 adet oyun beğenme hakkı var. O yüzden ona çok takılmıyoruz.

Ve bir de tabii ki çiftçilik teması, oyunu sevmek isteyenin de eleştirmek isteyenin de işini kolaylaştırıyor. Sevmek isteyen “ekiyoruz biçiyoruz, güzel oyun” diyerek oyunun keyfe keder oluşunu öne atarken, sevmek istemeyen de “vereyim sana çapayı benim tarlayı eşele, daha iyi” diyerek oyunla ve sevenleriyle dalga geçiyor. Tercihlere saygımız sonsuz.

CÜCE FREAK SHOW

Son olarak Caverna: The Cave Farmers’tan bahsedeyim, ki kendisi daha hafif ve fantastik tema ile ele alınmış bir Agricola aslında. Kartlardan şikayet edip, onlarsız da hiç oynanmayacak kadar basit olacağını söyleyen kitleye bir ders vermek isteyen Uwe Rosenberg, oyun dünyasının mental cüceleri yakınlık kurabilsinler diye mağaralarında yaşayan ve hem madencilik hem de tarım işleriyle uğraşan cücelerin hikayesinde rol aldığımız Caverna’yı tasarlıyor.

Oyunun teması Agricola’dan biraz farklı olsun diye çıktığı bu yolda freak show diyebileceğimiz bir tema belirleyerek ne yapmak, nereye varmak istemekteydi bilemiyorum ama çiftçilik yapan cüceleri görmezden gelmeyi başarabilirseniz, oyundaki cevheri görebiliyorsunuz. 

Agricola’dan farklı olarak silah yapma ve avlanmaya çıkma gibi meseleler de oyunu ilginçleştiriyor tabii.

Fields of Arle’de ticaret yolu

Ama günün sonunda 3 oyunu da önümüze koyduğumuzda, kendi memleketini de anlatsa, cücelere balkabağı da ektirse, tema aslında çiftçilik. Şikayet etmiyorum ama “bu tema güzel ya, aklıma yeni mekanizmalar geldikçe bu temayla yapıştırayım bi tane” kolaycılığı illet bişey bence. Ben Uwe’nin yerinde olsam ikinci çiftçilik temalı oyunu yaptıktan sonra psikiyatra gidip ilaç yazdırırdım. Çünkü bu saplantı gibi bişey. Daha sonra da 3 tane tetris oyun yaptı arka arkaya çünkü, adam başladı mı duramıyor.

Neyse, bu oyunlar içinde hem BGG hem de şahsi kanaatime göre en ağır oyun Fields of Arle. 9 round oynanıyor olması, çok uzun vadeli planları yapmaya müsade etmiyor olması, bir turda çok fazla hamle yapabilecek planlar hazırlamaya itmesi vs gibi meseleler yüzünden Fields of Arle’nin biraz daha fazla kafa istediğini söylemek yanlış olmaz.

Diğer yandan BGG, Caverna’yı her ne kadar birazcık daha ağır görse de bana göre Agricola oynaması daha zor bir oyun. Evet Caverna dünya kadar komponenti ve envai çeşit kuralı yüzünden başta biraz karışık gelebiliyor ama aslında oyunda kararlar genelde çok basit. Agricola, deck building kısmı ve kıt kaynakları yüzünden insanı daha çok strese sokan bir oyun. Tabi daha çok stres, Uwe Rosenberg kriterlerine göre daha çok. Hiç yoktan biraz fazla.

HASADI TOPLAYALIM

Diğer incelemelerde oyunların oynanışı, kuralları gibi konulara giriyordum ama bu yazıda girmeyeceğim. Çünkü 3 oyunda da ortak yönler epey olmasına rağmen çok fazla yenilik de var. Bende sayfalar dolusu yazacak, sizde de okuyacak sabır olmadığını düşünerek yavaş yavaş yazıyı toparlıyorum.

Öncelikle 3 oyun da bence çok çok iyi. Agricola sevmeyenler şu an üf püf yapıyorlar. Yok abi, 3’üne de şu hayatta en az 1 kere şans vermek gerek. BGG’de; Agricola 60k rating ile 29’uncu sırada, Caverna 26k rating ile 27’nci sırada, Fields of Arle 7k rating ile 53’üncü sırada. Dünyanın en çok ziyaret edilen board game platformunda bu kadar üst sıralarda yer almayı bu kadar çok oylanarak hak etmiş az oyun var. Bu bir tasarımcı başarısı bir kere. O yüzden Uwe biraz saygıyı ve en azından bu oyunları için 1’er şansı hak ediyor.

Agricola’nın daha sonra 2 kişilik versiyonu, aile versiyonu, aynı şekilde Caverna’nın iki kişilik versiyonu falan da çıkıyor Uwe’nin elinden ama bunlar tabi madeni bulmuşken köküne kadar kazma denemeleri. Bu 3 oyun kadar kıymetli değiller asla.

Velhasıl çiftçi damarınız kabardığında şunlara bir el atın derim. Yok ben masaya oturup 2 saat player board’a çit çekip tarla ekeceğime gider pirinç tarlasında çalışırım diyeniniz varsa ona diyecek lafım yok. 

Bu oyunlar için benim puanlarım da şu şekilde:

Agricola: 9.4

Caverna: 8.7

Fields of Arle: 9.0

3 YORUMLAR

    • Oynamadım o yüzden yorumum yok, ama oynayan insanlardan aldığım yorumlar pozitif. Sadece epey asimetrik bir oyun olduğu için öğretip oyuna geçmek biraz zor oluyor diye duydum.

    • Root oldukça başarılı, masaüstünde çok güzel duruyor, çok sefer oynanınca daha keyifli olacaktır. Çünkü her ırk asimetrik ve biraz karmaşık olduğundan yeni gruplarla masaya getirmesi zor biraz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin