Eğer yanılmıyorsam Spiel 19’un ikinci ya da üçüncü günüydü. Bir yandan fuarı deneyimleyip bir yandan da Meepublic için içerik ararken İzimiz’den bir mesajı geldi; “Qomqa Türkiyeden tasarımcıların olduğu Board Royale oyununun bir standı var, uğrayıp bir konuşsan fena olmaz.

Mesajı görünce şaşırdım çünkü aylardır Essen’deki fuara hazırlanırken böyle bir oyunu, özellikle de ülkemizden çıktığı halde nasıl kaçırmıştım? Kaçırmışım işte 🙂

Neyse daha fazla kaçırmak istemedim ve Spiel sırasında 5N114 numaralı standa gittim ve Atakan ile orada tanıştık. Kendisi bizi kırmadı ve güzel bir röportaj gerçekleştirdik. Konumuz da yakında Meepbulic üzerinde beta sürümünün bir incelemesini görebileceğiniz Board Royale oyunuydu tabi ki.

Merhaba Atakan, 

Öncelikle röportaj talebimizi kabul ettiğin için Meepublic ekibi adına teşekkür ederim. 

1- Bize biraz kendinden ve eski/yeni projelerinden bahsedebilir misin? 

Merhabalar, öncelikle röportaj için ben teşekkür ederim. Özetlemek gerekirse 2010 yılından beri Game Design ile uğraşıyorum, bulabildiğim bütün online, basılı kaynaklardan otodidaktik olarak “Oyun Tasarımı” öğrendim . 2019 yılında da Bahçeşehir Üniversitesi BUG “Video Oyun Tasarım” yüksek lisans programından mezun oldum. 2012’den beri de video oyun tasarımı ile uğraşıyorum, mobil ağırlıklı olarak oyun projelerim oldu ve başka markalara da bu konuda danışmanlıklar yaptım. Genellikle çalışma arkadaşlarımla birlikte bağımsız/indie projeler çıkarmaya çalıştık. Son 3 – 4 yıl içerisinde de birkaç tane mobil oyunumuzla tam başarılı olduğumuzu düşünürken bazı terslikler dolayısıyla hep ucundan döndük. En son girişimimiz olan mobil oyun sirketimizi 2018 yılında kapattık. Şimdilerde ise yeni girişimimiz olan Arvis Games ile Kickstarter projesini yakın zamanda tamamladığımız kart oyunumuz “Board Royale – The Island” ile ilgilenmekteyiz. 

Board Royale

Arvis olarak bizim için oyunlar platform gözetmiyor yani platforma göre oyun yapmıyoruz, oyun tasarımıyla en iyi tecrübeyi sunmaya çalışıyoruz. Örnek vermek gerekirse, VR için oyun yapmıyoruz veya konsol, pc için de; biz oyunun en iyi tecrübeyi sunmasına odaklanıyoruz bu da hangi platformda olacaksa o oyunu o platforma uygun çıkarmaya önem veriyoruz. Çünkü bizim icin oyunlar platform ayırt etmeden iyi bir tecrübe sunuyorsa her zaman başarılı olabileceğine inanıyoruz.

Bu yüzden de Board Royale, Battle Royale türevlerinden esinlenilmiş olsa da aslında bir hayatta kalma oyunu ve biz hayatta kalma oyunlarının sosyalleşme içermesi gerektiğini ve bu tecrübeyi en iyi masaüstü/kutu oyunuyla sunabileceğimizi düşündük. Bahsettiğim “platform gözetmeksizin tasarımdan” dolayı Arvis Games olarak biz hem masaüstü oyunlar hem de video oyunlar üretmek ve yayınlamak amacıyla yola çıktık. Şu aralar Board Royale’i zamanında teslim etmek  için çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz, Kickstarterdan bize destek olan tüm backer’larımıza teslim ettikten sonra yeni projelerimiz için çalışmaya devam edeceğiz.

2- Board Royale fikri nasıl ortaya çıktı? Tasarım sürecinde ne tür bir çalışma programı uyguladınız ve tasarım sürecinde karşınıza ne gibi zorluklar çıktı?

Board Royale fikri ilk olarak bir video oyun Jam’inde (48 saatte oyun yapma etkinliği) ortaya çıktı, hatta ilk versiyonun teması tamamen farklıydı; mucitlerin icatlar üretmesi üzerine kuruluydu. Daha sonraki süreçlerde Board Royale, çalıştığım video oyun projeleri haricinde hobim olmuştu, test ettiğim oyuncular genellikle oyunu beğeniyordu . Bu da geçen 3 yil içerisinde benim oyuna olan odağımı giderek artırdı ama ilk konsepti ile mekaniklerin oturmadığını düşünüyordum. Test edenler oyunun mekaniklerini beğeniyordu ama bana göre bu mekanikler çok fazla rekabetçi oynanış içeriyordu ve mucit/icat konseptiyle tema olarak tutarsızdı. Saniyorum en çok zorlandığım kısım tema ile oyun mekaniklerini uyumlu hale getirmekti. Bir gece mekaniklerin battle royale türevi, hayatta kalma oyunlarıyla ne kadar yakınlık gösterdiğini fark ettim. Daha sonra da Board Royale üzerine konseptinde oturdugunu dusunerek cok daha fazla çalışmaya başladım.

Board Royale’in tasarım süreci ilk iki yıl hobi şeklinde kısıtlı zamanlar ayırarak, toplamda üç yıl kadar sürdü. Son bir yil içerisinde ise mobil oyunlar için olan girişimimizi bitirdiğim esnada oyun tasarımcısı arkadaşım Tuna Pamir ile buluştuğumuz bir gun Board Royale’i gösterdim ve “bunu Kickstarter yapalım” demesi ile birlikte Board Royale’in şu an geldiği hali üzerine çalışmaya başladık. Board Royale başlangıçta peaceful/barışçıl denebilecek ve içerisinde elenme mekanikleri bulunmayan bir oyundu.

Fakat ilerleyen süreçte yaptığımız playtest’ler ile oyuncuların hayatta kalma oyununda diğer oyuncuları elemek istediğini ve bunun da duygu yoğunluğunu artırıp gerçek bir hayatta kalma oyununa çevirdiğini fark ettik. Aslında biz ne kadar peaceful bir oyun yapmaya çalışsak da insanların içgüdüleri hayatta kalmaya gelince beraberinde eleme yöntemini de getiriyor yani bizce oyun doğal seleksiyon ihtiyaci duyuyordu 🙂 Biz de içgüdüleri engelleyecek kurallar koymak istemedik ve Board Royale şimdiki halini aldı diyebiliriz. 

Genel oyun tasarımı yöntemleri dışında çok özel bir yöntem kullanmadığımızı söyleyebilirim. Mekanikler, yan mekanikler, collectibles ve progression’a ayırarak oyunun mekaniksel temellerini oluşturduktan sonra başta da anlattığım gibi güzel bir tema uyumu yakaladık. 

Sonrasında da yüzlerce playtest ve kullanıcı geri dönüşlerini dinledik. Board Royale’in oyuncu kitlesinin hem casual oyuncular hem de core boardgamer’ların sevebileceği bir derinliğe sahip olmasını istedik. Bu iki kitlenin ortaklaşa eğlenebilmesinin bizi en zorlayan noktalardan biri olduğunu söyleyebilirim. Board Royale’i tasarlarken amacımız oyunun çok kısa sürede öğrenilebilmesi ve çok fazla stratejik derinliğe sahip olmasıydı. Bunu da ana mekanikler ve oynanışı çok basit tutup derinliği kart türevleri ve yan mekanikler ile sağladığımızı düşünüyorum. 

Collector’s Edition kutusu çok şık.

3- Board Royale ile oldukça başarılı bir Kickstarter kampanyası geçirdiniz. Bize bu süreçte yaşadıklarınızdan bahsedebilir misin? Kickstarter kampanyasını nasıl hayata geçirdiniz, neler yaşadınız? 

Şubat 2019’da Board Royale’in ilk Kickstarter kampanyasını planlamaya başlamıştık. Planlarımıza göre amacımız 2-3 aylık iyi bir çalışma ile birlikte Nisan/Mayıs gibi Kickstarter’ımızı başlatmak üzerineydi. Daha sonra hem Türkiye’den hem de yurt dışından Kickstarter yapmış olan tecrübeli ekiplere ulaştık. Bize ulaşıp yardım teklif eden Ankara’dan Dream Realm Storytellers’daki arkadaşlarımıza da buradan tekrar çok teşekkür ederiz. 

Bize gelen en önemli tavsiyelerden bir tanesi, Kickstarter’a yönelik bir kitlemizin olmadığıydı, o zamanlar Instagram’da 250 takipçimiz, web sitemizde de 300 abonemiz vardı ve zaten bunların çoğunluğu yakın çevremizdi. Açıkçası şaşırmıştık, bizim başlangıçtaki düşüncemiz; Kickstarter’ı başlatacağız ve kitlemiz oradan oluşacak. Aslında bu sistem tahmin edilenin aksine çalışıyormuş; kitlenizin biraz bile olsa sizden haberdar olup Kickstarter’ı bekleyecek aşamada olması gerekiyor, bu Kickstarter’daki ilk kritik günlerinizde sizi destekleyip yükselmenizi sağlıyor ve bu sayede Kickstarter’da daha fazla görünürlük elde ediyorsunuz. Yani Kickstarter ilk kitlenizi toplamak için değil, ilk kitleniz hazırsa onu genişletmeye yardımcı oluyor.

Kickstarter marketing planlarının da 3 aşamadan oluştuğunu öğrendik, bizim marketing ekibimizdeki arkadaşlarımız tecrübeli olsa da Kickstarter, tecrübelerinin olmadığı bir alandı. Bu üç aşama şunlar: 

KS erken hazırlık dönemi: İlk öğrenen kitlenizin oluşması, sosyal medya platformlarında takipçileriniz olması ve web sitenizde abonelik sistemi ile mail toplayabiliyor olmanız. PR ve basın için bültenlerin hazırlanması, Kickstarter sürecinden önce basına vb. mail atılması ve kampanyanızın erkenden haber verilmesi. Bunlara ek olarak oyunu bastırabiliyorsanız da kötü veya hatalı bile olsa örneklerini dünyanın her yerindeki küçük büyük gözetmeksizin Youtube, Instagram influencer’larına ulaştırmanız ve onların kampanya başlangıcında size destek olması, ilk görüşlerini yazmaları da önemli. Dijital marketing için ufak bütçelerle kitle testlerinin yapılması ve hangi reklamın daha yararlı olduğunun bulunması. Bunlara ek olarak convention/fuarları gezmek, etkinliklere katılmak da bilinirliği artırmak için çok önemli fakat bizim bunu yapabilmek için bütçemiz ve vaktimiz olmadı. Umarız Kickstarter yapacak arkadaşların böyle bir şansı olur çünkü kampanya sonrası Essen Spiel’de tecrübe ettiğimize göre en iyi bilinirlik yöntemlerinden birisi buymuş.

Kampanya öncesinde bizce hazır olması gerekenler:

  • Web Sitesi ve abonelik sistemi
  • Sosyal medya hesapları ve iletişim planı
  • Kickstarter için update planları ve FAQ/SSS
  • Dijital marketing/pazarlama performans testlerinin yapılmış olması
  • Influencer’larla iletişimde olma
  • İlk kitlenizin hazir olması

Kampanya başlangıcı ve süreci: Daha önceden basına iletilmiş olan bültenlerin yayınlanması, dijital marketing bütçelerinin biraz daha arttırılarak harcanması, BGG ile yapılan anlaşmalar, Influencer’ların destekleri. Bunlara ek olarak Kickstarter başladığı andan itibaren kitleler sizi öğrenmeye başladığında haklı olarak çok fazla soruları oluyor hatta bazen günde 250 – 300 soru cevaplıyorduk. Kickstarter’da bilinirliğiniz bir anda çok fazla artıyor, o aşamada kitlenizle olan iletişiminiz en kilit noktalardan birisi oluyor. Bunun için önceden bir Sıkça Sorulan Sorular hazırlamanız önemli. Buna ek olarak güncelleme planınızı da önceden yapmanızı tavsiye ederiz. Kickstarter’a biz güncelleme planımız olmadan girdik ve tahminlerimizden çok daha fazla stres oluşturdu. Bunlara ek olarak sosyal medya iletişim planınızın görselleri ve mümkünse paylaşım metni ile hangi gün paylaşacağınıza kadar hazır olması da çok fayda sağlayacaktır.

Board Royale’in kutusu oldukça güzel duruyor.

Kampanyanın son günlerine doğru da, Kickstarter için bilinen bir pazarlama şirketiyle partnerlik yaptık ama yapmasak da olurmuş. Nezaketen isim vermeyelim. Eğer böyle şirketlerle çalışacaksanız şartlarını iyi değerlendirmenizi tavsiye ederiz. Şirketin anlattıklarıyla bizim aldığımız sonuçlar bizim için başarılı olmadı, bunu da dipnot olarak eklemek istedim.

Kampanya sonrası: Bunu biz de yeni deneyimliyoruz 🙂

Kampanya öncesinde, sosyal medya hesaplarınızda 500-1000 takipçi, aboneliklerde de 1000 ve üzeri mail adresiniz olması sizin için işleri çok kolaylaştıracaktır.

Kitle en önemli konu olduğu için başlangıçta bahsetmek istedim. Kampanya öncesinde Kickstarter sayfamızı sanıyorum görselleriyle birlikte en az 5 veya 10 kere tekrar düzenledik, sürekli tecrübeli ekiplere sorarak veya araştırmalar yaparak en iyi sayfaya ulaşmaya çalıştık. Bizce Kickstarter sayfasında olması gerekenler; kısa ve net anlatım, sorulabilecek sorulara cevaplarınızın sayfa içinde hazır olması, oyunun içeriğinin ve önemli yönlerinin iyi anlatılması, üretim ve teslim hakkında bilgiler verilmesi, son olarak da ekibin ufak bir tanıtımı.

Sayfa görsellerinin global seviyede bir sanat ve grafik kalitesine sahip olmasını öneririz.

Gelelim aslında en önemli konulardan biri olan tanıtım videosuna. Tanıtım videosu için ne badireler atlattığımızı anlatmak çok uzun olur ama çekimler esnasında bütün ekibin sayısız böcek tarafından ısırılıp herkesin hastaneye gitmiş olması gibi bir sürü macera yaşadık. Videonun dış mekan çekimleri gerçekten bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü diyebiliriz. Dekor için alınan bandajlar bile gerçekten kullanıldı. Bizce Kickstarter videosunda olması gerekenler, oyunun tecrübesini hissettirebiliyor olması, oyunun ne olduğunu anlatıyor olması ve Kickstarter’ı neden yaptığınızı söylemeniz. Video tarzı olarak sanılanın aksine Kickstarter’da profesyonel bir videonun pek sevilmediğini öğrendik (Bu hurafe de olabilir ama bize de mantıklı geldi.) Kickstarter videosunun amatör bir profesyonellikte olması gerekiyor. Bu ne demek? Oyuncular ve çekimler amatör ama kamera kullanımı, post production ve seslerin profesyonel olması. Aslında bu videoda bizce beklenen hissiyat su “Bu video guzel olsun diye amatörce elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık.” Bu hissiyatın aslında Kickstarter’ın tamamında arandığını düşünüyoruz. Videonun kısa ve net olması da çok önemli bir konu, bir sonraki videomuzu 2:30 dakika yerine 2 dakika veya altında bitirmeye çalışacağız.

Bunlara ek olarak Kickstarter öncesinde de en azından üretiminiz için birden fazla yerden maliyet bütçesi alıp ortalama maliyetinizi hesaplamanız çok faydalı olacaktır. Buna ek olarak kargo anlaşmasının önceden yapılmış olması da büyük kolaylık sağlayacaktır. Kickstarter öncesinde en az 6-7 aylık bir hazırlık süreci geçirdik, bir sonraki projemiz için de en azından bir 3-4 ay gerekeceğini öngörüyoruz. İlk Kickstarter maceramız bol heyecan ve tecrübe dolu bir süreç oldu. Umarız ki, Dream Realm Storytellers’ın da yakın zamanda tamamladığı başarılı kampanyası Corpus Malicious gibi.

Ülkemizden gurur duyacağımız birçok proje olur 🙂

4- Board Royale için başka ek paketler geliştirmeyi düşünüyor musunuz?

Şu anda planladığımız 5 adet eklenti paketimiz bulunuyor, Kickstarter’ı da aslında tam bu amaçla yaptık. Board Royale ek paketleri:

NSFW (Not safe for work) +18 pack: 50-60 adet yeni item içeren, oyunu daha eğlenceli ve içerisinde parti modu bulunan bir oynanış tecrübesi sunuyor.

Military pack: Oyuna daha fazla askeri içerik sağlayan, daha agresif bir oynanışa sahip tabiri caiz ise daha Battle Royale yapan eklenti paketi. İçerisinde 70-80 yeni item barındırıyor. 

Disaster pack: Oyunda adada hayatta kalmakla uğraşırken bir yandan da doğaya karşı hayatta kalmaya çalışacak ve işleri çok zorlaştıran bir eklenti paketi. Item’lar yerine hava şartları, doğal afetler veya hastalıklar gelecek.

Skills pack: Oyunda her oyuncunun önceden kendi sınıfını seçtiği örneğin ben medic oynamak istiyorum diyebileceği, seçtiği sınıfa göre yeteneklerinin olduğu ve oyuncuların oyunda yaptıklarıyla açılan yetenekler/kabiliyetler paketi. Bu paketi de daha fazla derinlik seven oyuncular için tasarladık, daha tematik ve boardgamer’lara daha cok uyacağını düşünüyoruz. 

Kickstarter Exclusive Pack: İçeriği şimdilik gizli kalsın ama ipucu olarak metal tadı veren ve baş ağrısı yapabilecek farklı kondisyonlar barındırdığını söyleyebiliriz.

Board Royale Ek Paketleri

Eklenti paketlerinde tasarlarken yapmak istediğimiz farklı oynanışlar sunarak oyunun tekrar oynanabilirliğini artırmak ve oyuncuların kendi adalarını tasarlamalarını istememiz. Yani aslında deck building barındırmasını istiyoruz, ileride de oyuncular bu paketlerle ilgili yaptıkları en iyi senaryolari diğer oyuncularla paylaşabilecekler. Örneğin: NSFW’den 10 item, Disaster’dan 20 item, Military pack’den 20 item ekleyebilecekler. Skills pack farklı bir oynanış sunduğu için isterlerse bunları sınıflarıyla birlikte de oynayabilirler. Bu paketlerin hepsinin birbiriyle entegre olmasıi için elimizden geldiğince uğraşıyoruz. Bunların dışında bir eklenti paketimiz bulunmuyor. Umarız ki, oyuna gelen tepkiler ve istekler doğrultusunda daha cok paket ve farklı tecrübe sunabiliriz.

5- Pek çok oyun tasarımcısının kendi ana meslekleri var ve bu ana meslekleri yanında hobi olarak da oyun tasarlıyorlar. Sen bu konuda kendini nasıl konumlandırıyorsun? Yani oyun tasarımcısı olmayı gerçek mesleğin olarak mı görüyorsun yoksa bir hobi mi?

Bu sorunun cevabını aslında yukarıda vermiş oldum 🙂 Yaklaşık 2013 yılından beri profesyonel olarak oyun tasarımı üzerine çalışıyorum.

6- Oyun tasarladığına göre oyun oynamayı da seviyorsundur diye düşünüyorum 🙂 Favori kutu oyunların hangileri ve kutu oyun oynamak için haftada ne kadar süre ayırıyorsun?

Eyvah 🙂 Oyun sektörüne geçiş yaptığınızda ve özellikle yeni bir startup ile uğraşıyorsanız maalesef bu sorunun cevabı benim için de çok tatsız oluyor ama şu anda en az yaptığım ve en çok istediğim şey oyun oynamak. Maalesef video (PC ve Mobil) oyunlara haftada maksimum 4-8 saat, kutu oyunlar için de bazı günler mesai sonrasında veya öğle yemeğinde 1 saat ayırabiliyorum. Yani haftada maksimum 10-12 saatlik bir oyun sürem oluyor, bu oyunlar da genellikle yeni ve hızlı değerlendirmeler için oynadığım oyunlar oluyor. 

Neden eyvah dediğime gelirsek, kutu oyun kültürümün çok gelişmiş olduğunu söyleyemem, hala sürekli yeni oyunlar oynayarak ben de öğreniyorum.

Şu sıralar favori kutu oyunum: 7 Wonders

Favori video oyunlarım ise, Civilizilation serisi ve RPG oyunları (Ayrım yapamadım😂).

8- Bizim sormayı akıl edemediğimiz ama senin anlatmak istediğin başka bir şey var mı? 

Oyuncu elenmesi mekaniğinin çok fazla sevilmediğini bildiğimiz halde neden böyle bir oyun yaptığımızı açıklamak isterim. İlk olarak konsept ile eleme mantığının birçok eleme barındıran oyundan çok daha fazla baskın geldiğini söyleyebilirim, Battle Royale türevi tamamen eleme mantığı üzerine kurulu, daha sonrasında ise hayatta kalma oyununun tematik etkisini ve tecrübesini arttırmak için elenme heyecanının oyuna çok fazla katkıda bulunduğunu fark ettik. Fast pace bir oyun olduğu için de elendikten sonra beklenen süre çok kısa olduğu için oyunu peaceful yapmak yerine oyun tecrübesini arttırmak adına elenme barındırmasının daha doğru olduğuna karar verdik. Bu da beraberinde çok fazla tekrar oynanabilirlik getirdi.

9- Board Royale de neden board yok ve bir kart oyunu?

Board kelimesini biraz daha genel anlamda alıyoruz, Board Game ve Battle Royale kavramlarının birleşimi olduğu ve oyunu çok net ifade ettiği için tercih ettik. Oyun tamamen bir kart oyunu olarak tasarlandı ve isteğimiz oyunun her yerde oynanabilmesi. Hayatta kalma oyununun sahil kenarında, plajda veya herhangi bir yerde oynanabilir olması, bambaşka ve çok daha yoğun bir tecrübe sunabileceğini düşünüyoruz. Bu yüzden de oyunu tamamen kart özelinde tutmak istedik. Hatta Kickstarter’da her yere götürülebilmesi için mini bir sırt çantası bile hediye ettik. Backer’larımızın yoğun isteği üzerine temayı güçlendirecek bir game board’u Stretch Goal olarak koyduk ve açıldığı için de artık oyunda Board’umuz da var 🙂 Ama bu board’un temayı güçlendirmek ve biraz daha görsel bir tematik hissiyat sunmaktan başka mekaniksel bir işlevi olmayacak.

10- Essen Spiel sizin için nasıl geçti? Herhangi bir zorluk yaşadınız mı? Katılmak isteyenlere ne gibi önerileriniz olabilir?

Essen çok daha önceden bildiğimiz ama bütçemiz olmadığı için katılamayacağımızı düşündüğümüz bir etkinlikti. Kickstarter’da fonlandığımızı gördükten sonra biraz borç harç Essen’e başvurduk ve son standı almayı başardık. Kickstarter kampanyamız 5 Ekim’de bitmişti ve 23 Ekim’de Essen’de olmamız gerekiyordu, bu süre zarfında bütün hazırlıkları halletmemiz gerekti. Kısıtlı süreden ötürü çok iyi bir katılım gösterdik diyemem ama elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Tabii ki son stand olunca yanında da biraz getirileri oluyormuş 🙂 Essen’e katılmaktaki tek amacımız Kickstarter’daki Backer’larımızla bir araya gelmemiz ve biraz da olsa bilinirliğimizi artırmak içindi. Bir de Essen Spiel’i önceden bir tecrübe etmek istedik.

Maceramız havalimanında bavullarımızın kaybolması, etkinlik biletimizin Kanada’daki adresimize gitmesi ve bileti tekrar bastıramıyor olmak gibi tersliklerle başladı. Fuar başlamadan bir gün önce kapanmasına son bir saat kala alana girebildik ve 1 saat içerisinde sadece duvarlar için bastırdığımız sticker’ları yapıştırabildik. Standımızın yeri de acil çıkış kapılarının hemen önündeydi, bir fuar alanında nereye gitmezsiniz diye bir düşünün 🙂 (Keşke yangın alarmına bir kere bassaydık. :)) 

Spiel ’19 hatırası. Atakan Cankorur ve ben. Sağdaki ben 🙂

Anlaşmayı yaptığımızda fuar alanına masa, sandalye ve standın da dahil olduğunu düşünüyorduk ama o formu bize iletmeyi unutmuşlar. Biraz koşturmacalı biraz da komşu standlardan destek alarak iyi bir stand yapmaya çalıştık. Fuarın ilk günü, bizi ilk ziyaret eden bir Kickstarter Backer’ımız oldu ve bizim fuar listesinde ve haritada yer almadığımızı söyledi, bu haberi nasıl karşıladığımızı tahmin edersiniz 🙂 Yani Essen’de vardık ama aslında yoktuk. Bunu da “Essen bizim adamızı gizli tutmaya çalıştı, buradayız” diye bir Kickstarter Update’i ile elimizden geldiğince duyurmaya çalıştık 🙂

Neyseki bunlar haricinde hem backer’larımızdan hem de bizi yeni öğrenenlerden çok güzel tepkiler aldık ve mutlu bir şekilde geri döndük. Seneye katılmak için çok daha erkenden hazırlanmaya başlayacağız 🙂 Bir de giderseniz duvarlara sticker yapıştırmayın, bizden söylemesi 🙂 Çok ciddi bir cezası varmış, fuarın son günü bütün duvarlarımız sticker olduğu için 4-5 saatimiz duvar silmekle geçti 🙂

11- Hep senin hakkında sorular sorduk ama gördüğümüz kadarıyla aslında büyük bir ekipsiniz, biraz ekibinden bahseder misin? 

Atakan Cankorur: Bu soruları cevaplayan kişiyim 🙂 Oyun tasarımcısıyım. BAU/BUG oyun tasarım yüksek lisans programından mezun oldum. Board Royale’in ilk tasarımını yapan kişi ve şirketin de kurucu ortağıyım 🙂 Oyunun ilk geliştirme sürecini ben yapmış olsam da bu oyun tamamen ekip arkadaşlarımın emeklerinin eseridir.

Tuna Pamir ise ekibin ikinci oyun tasarımcısı ve bugün Board Royale’in var olması için ilk desteği veren kişi! Trailer için dalgalı denizle boğuşan, yeri geldiğinde mızrağını diğer ekip arkadaşlarına atmaktan çekinmeyen müthiş bir oyun tasarımcısı 🙂 

Ali Yağız Kani de muhteşem sanat dilimizin sahibi illustrator arkadaşımız. Çizimleri ile oyunun tecrübesini en iyi şekilde oyunculara yaşatan Ali Yağız, muhtemelen bütün ekipte Board Royale’i en fazla oynayan kişi.

Arvis Games, Board Royale ekibi

Simon Karataş ise Marketing Lead’imiz ve kurucu ortak. Simon oyunu gördüğü anda oyuna ve ekibe olan inancıyla bize dahil oldu. Yeri geldi trailer icin kum tepelerinden atladı, Çekimler sırasında kostüm olarak kullanırız diye düşündüğümüz bandajları bile Simon icin gerçekten kullanmak zorunda kaldık. Kendisi şu sıralar dünyanın her yerinde oyunun kitlelere ulaşması için İdris ile birlikte harikalar yaratıyor.

Damla Pekgöz ise PR ve oyun sektörü denince akla gelen ilk isimlerden tabii ki. Oyun ile oyuncular arasındaki iletişimi sağlayan ve Board Royale’i her oynadığında kazanan müthiş bir iletişimci! Damla olmasa şu anda muhtemelen oyunun ne olduğunu tam olarak anlatamamış veya duyuramamış olurduk 🙂 

Mesut Usta ise bizim Developer’ımız namıdiğer İsviçre çakımız. Oyunlara olan tutkusuyla kendisini eğitti ve bugün birçok dijital alanda geliştiricilik/yazılım yapiyor. Aslında Board Royale’e ilişkin dijital ne varsa Mesut yapıyor.  Sanırım 3 gün boyunca her gün Board Royale oynayarak en uzun oynama süresi Mesut ve arkadaşlarında. 

Idris Israpilov ise hem çok iyi bir oyuncu hem de dijital pazarlama alanında Simon’la birlikte harikalar yaratıyor. Aramızda Reddit konusunda en bilgili kişi. Ekibe en son katıldı ama arayı cok hızlı kapattı.

Ekibimiz bu kadar ama onların dışında da trailer’ımızın var olmasini saglayan ve bütün emeklerini vererek yanımızda olan arkadaşlarımızı da es geçmeyelim; Georgina Udolph (Açılış sahnesinden onu elinde sopayla koşmasından hatırlayacaksınız), Umut Güler (yönetmen ve kurgu), Robert Sina Badendieck (Kamera), Burag Fırtına (Motion), Güney Özsan (Ses) ve Sean Crisden (Seslendirme).

Meriç Tanzer, ekibe şu anda yeni katıilmış olan Jr .Game Designer arkadaşımız. Kendisi şu anda hem oyun tasarımı konusunda tecrübe kazanıyor hem de heyecanla bizi motive ediyor 🙂

Bu güzel röportaj için sevgili Atakan Cankorur’a bir kez daha teşekkür ediyoruz.

 

1 YORUM

  1. Essen’de onlerinden gectim ve hatta acaba bu standi hangi sanssiz kisi niye aldi ki diye de dusundum 🙂 Turk olduklarini bilseydim ugrardim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin