Santorini, nam-ı diğer Aşk Adası… Sönmüş bir volkanın zamanında püskürdüğü lavlardan oluşmuş bu adanın denizi ayrı, manzarası apayrı güzeldir. Akşamüstü tepedeki restoranlardan birinde kalamar yerken gün batımını izlersin, soluna döndüğünde zifiri karanlıkken, sağda hala güneşin batmakta olduğunu görürsün, “yahu ne güzel yermiş burası” dersin.

Adayı daha da anlatırım ama biz oyundan bahsedelim. Oyun dünyasına yeni giriş yapan veya öğrenmesi daha kolay oyunları sevenler için hazırladığımız Başlama Vuruşu serimizde geçen hafta Stone Age‘i önermiştim. Bu hafta ikinci önereceğim oyun Santorini. Peki nedir bu Santorini?

 

YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURMAK

Oyunda Santorini adası üzerinde binalar inşa etmeye çalışan mimarları canlandırıyoruz. Amacımız belli, kubbesini yerleştirmeden önce binanın çatısına çıkıp, adanın güzel manzarasını seyre dalmak. Bu yolculukta Yunan mitolojisindeki tanrılar ve mistik canlılar da bizim arkamızda. Onların da desteğiyle, birbirimizle satrançvari bir mücadeleye girişiyoruz.

Oyun aslında aşırı mı aşırı basit. 2-4 kişi arası oynanıyor ama ben hep 2 kişi oynadım ve 2 kişilik versiyonu üzerinden kurallarından kısaca bahsedeceğim. Zaten çok uzun anlatmak mümkün değil.

2 kişilik oyunda her oyuncu ada üzerinde 2’şer işçiyle başlıyor. İşçileri sırayla istediğiniz kareye koyuyorsunuz. Ardından sırayla şu hamleleri yapıyorsunuz: İşçilerinden birini komşu bir kareye hareket ettir, ardından da komşu karelerden birine bir bina parçası inşa et. Hareket ederken boş bir kareden, bir diğer boş kareye hareket edebileceğiniz gibi, aynı seviyede bina parçası inşa edilmiş kareler arasında da ilerlemek mümkün. Veya 1 kat aşağı, bir kat yukarı da hareket edilebiliyor. 

Bina parçaları ise toplam 4 adet: Binanın zemin katı, ara katı, en üst katı ve kubbesi. Tek seferde 2 veya 3 parça koymak mümkün olmadığı gibi, başka bir oyuncunun başladığı binaya da kat çıkabiliyorsunuz. 3’üncü katın üstüne bir kat daha konulamıyor, artık kubbe koyup binayı tamamlayabiliyorsunuz sadece. Ama kubbe koymak bir puan kazandırma hamlesi değil, rakibin 3’üncü katın üstüne tırmanarak oyunu kazanmasını önlemek için yapılan bir hamle. Yani, 3’üncü katın üstüne bir işçisini tırmandıran oyunu kazanıyor demek oluyor bu.

4 kişilik oyunda 2’şer kişilik takımlar halinde oynuyoruz ve kurallar pek değişmiyor diye hatırlıyorum, onu bir kontrol edersiniz. 

 

BİR TARAFTA ZEUS DİĞER TARAFTA ARES

Oyunun başında her oyuncu birer tane kart çekiyor. Bu kartların her birinde Yunan mitolojisinden farklı bir karakter bulunuyor. Bu karakterlerin her birinin farklı bir gücü var ve hamleleri yaparken size oyunun kurallarını farklı şekillerde esnetme fırsatı sağlıyorlar. Bir oyunda Zeus’un desteğini arkanıza alırken, diğerinde Ares’in gücünden faydalanabiliyorsunuz yani.

Peki ne gibi güçleri var bu kartların derseniz bir iki örnek vereyim. Mesela normalde kubbeyi ancak 3 kat çıktıktan sonra koyabiliyorken, Selene kartıyla oynuyorsanız bina hangi katta olursa olsun kubbe koyabiliyorsunuz. Rakibi bloke etmek için çok kullanışlı bir kart. Elinizde Zeus kartı varsa, üzerine çıktığınız binaya da kat çıkabiliyorsunuz, ama Zeus üzerindeyken son katı da çıkarak oyunu kazanmanıza izin vermiyor. İnip tekrar çıkmanız gerekiyor gibi gibi…

Oyunu şu kadar anlatımın üzerine 40 saniyede falan kurup oynamaya başlayabilirsiniz, hepsi bu kadar. Fakat gerçekten stratejik derinliği epey yüksek. Biraz yukarıda “satrançvari” diye bir kelime kullandım çünkü oyun daha ilk andan itibaren satranç havasında geçiyor. Bir yandan kendi hamlenizi planlarken, bir yandan rakibin hamlelerini tahmin etmeye çalışıyorsunuz. İşçilerden biriyle inşa etmeye çalışırken, diğeriyle rakibi bloke etmeye çalışıyorsunuz falan derken epey bir mücadele yaşanıyor oyun tahtasının üzerinde.

 

YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN SİRTAKİ

Hızlıca toparlamak gerekirse Santorini, ciddi anlamda yeni oyuncu dostu bir oyun olduğu gibi, strateji seven oyuncu için de iyi bir seçim. Oyuncular arası interaksiyon oldukça fazla. Oyunu kafa patlatarak hırsla oynayabileceğiniz gibi, vurdumduymaz bi rahatlıkla da oynayabiliyorsunuz öte yandan. 

Artwork’ü tatlı, ama asıl, oyunun parçaları gerçekten çok çok iyi. Küçük bir oyun tahtası var ama üzerine beyaz duvarlı mavi kubbeli binaları dikmeye başlayınca masada aşırı güzel duruyor. Sağdan soldan geçen ve hobiyle ilgisi olmayanlar bile masanıza gelip oyunun ne olduğunu soruyor. 

Oyun süresi de epey iyi. Kurulum ve anlatım toplam 5 dakika civarı, bir oyun ise 15-20 dakika arası sürüyor. Yeni başlayanları sıkmayacak bir süre olduğu için bence ideal. Artı ağır bir oyun sonrası filler olarak da oynanabilecek kalitede.

Ne yazık ki oyunun Türkiye’de bir dağıtımcısı yok, yurt dışından sipariş etmek gerekiyor. Fakat fiyatı diğer kutu oyunlarına göre epey uygun. Dönem dönem yabancı sitelerde ciddi indirime girdiği de oluyor.

Oyunun bir adet de genişleme paketi var ama yalan olmasın hiç denemedim. Bir ara edinmeyi düşünüyorum. Ama emin olun ekstra malzemeye hiç ihtiyacınız yok. Çünkü epey sayıda tanrı kartı olduğu için oynanabilirliği epey yüksek. Aynı şekilde çok farklı stratejilerle de tekrar tekrar oynayabiliyorsunuz.

Rafınıza bir kere koyduğunuzda hiçbir zaman satmayı düşünmeyeceğiniz, çünkü ne zaman masaya inse yine sıkılmadan oynayabileceğiniz bir oyun.

Hobiye ısındırmaya çalıştığınız arkadaşlarınıza mutlaka oynatın, sonra da ucuz Santorini bileti aratın derim. Ada baya güzel çünkü. 

Önümüzdeki hafta, yeni oyuncu dostu bir başka oyunda daha görüşene kadar, herkese iyi oyunlar!

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin