“Hobiye yeni başlayacak birine ne oynatmak lazım?” diye sorunca genelde sanki önceden çalışılmış gibi hep aynı oyunlar sıralanıyor. Azul, Ticket To Ride, Splendor bu spesifik sırada olmaksızın öneriliyor. Yanlış anlaşılma olmasın, bu aslında kötü de bir şey değil. Zira bu oyunlardan büyük kısmına ulaşmak ve onları edinmek kolay olduğu için aslında öneriliyor. Hatta biz de daha önce benzer bir liste yaparak birkaç giriş seviyesi oyun önerisinde bulunmuştuk, buradan onları da görebilirsiniz.

Siteyi açtığımızdan beri, çoğunlukla nispeten daha uzun süredir board game oynayan oyunculara hitap eden içerikler hazırlıyoruz. Bu yüzden çevreden birkaç farklı insan “bu oyunlar biraz ağır, yok mu şöyle Azul, Splendor olmayan gateway (giriş seviyesi) oyunlar? Biraz da onları tanıtın.” deyince bu içeriği hazırlamaya karar verdim. Düzenli olmayan aralıklarla “başlangıç seviyesi” olduğunu düşündüğüm, eşle dostla rahatça oynanacak, evde eşinizi karşınıza alıp güzel vakit geçirebileceğiniz oyunlarla ilgili tanıtımlar yazacağım.

Bu seriye de Stone Age ile başlamayı uygun gördüm. Bana sorarsanız, daha ağır oyunlara geçişi kolaylaştıracak pek çok mekaniği barındırıyor olması bu oyunu gateway oyunların kralı yapıyor. Neden böyle düşünüyorum, gelin anlatayım.

İNSANLIĞIN İLK ÇAĞINA YOLCULUK

Stone Age’de her oyuncu birer ilkel yerli kabilesinin liderini oynuyor. Masanın ortasına yerleştirdiğimiz board, kabilelerin ortak alanı. Ayrıca her oyuncunun önünde 1’er adet player board bulunuyor. Her oyuncu oyuna az sayıda kabile üyesiyle başlıyor. Amacımız bu kabile üyelerini, ortadaki board’da bulunan alanlara yerleştirerek o alanın bize sağladığı kaynakları ve olanakları kullanmak. Bu sayede kendi kabilemizi diğerlerinden daha gelişmiş hale getirerek oyunu kazanmak.

Board’un kuzey kısmında kaynak toplanabilecek alanlar var. Odun, taş, altın gibi kaynaklar toplayabildiğimiz bu alanların hemen yanında bir de avlanma alanı var. Bu alandan da kabile üyelerimiz için yiyecek topluyoruz. Tüm oyuncular sırayla seçtikleri kaynaklara kabile üyelerini gönderiyorlar. Herkes son adamına kadar yerleşimini tamamladıktan sonra ilk faz bitiyor. İkinci faz olan kaynakları toplama başlıyor. Örneğin; birinci oyuncu odun kaynağına 3 adet kabile üyesi gönderdiyse, 3 adet zar atıyor. Attığı zarların toplamı 12 geldiyse, 12/3=4 adet odun toplamayı başarmış oluyor.

Odun elde etmesi en kolay kaynak çünkü böleni küçük bir rakam. Diğer kaynaklarda bu rakam giderek büyüdüğü için elde etmek zorlaşıyor.

Board’un merkezinde ise kabile üyesi yerleştirilebilecek 3 alan daha var. Bunlardan biri “aşk kulübesi”. Buraya iki işçi yerleştirdiğiniz zaman çiftleşerek tur sonunda size +1 kabile üyesi kazandırıyorlar. Böylece bir sonraki tur 1 adet fazla kabile üyesi yerleştirme şansınız oluyor ki epey büyük bir avantaj.

Bölgelerden biri, aletler yapmanızı sağlayan bir kulübe. Burada da ilkel aletler icat ediyoruz. Bu aletler attığımız zara + ekliyorlar böylece kaynak toplarken daha fazla toplama şansı yakalıyoruz.

Bir diğer alan ise binalar inşa etmemizi sağlıyor. Bu binalar bize bazen puan, bazen ihtiyacımız olan bazı kaynakları kazanma fırsatı veriyor.

Board’un güney doğu kısmında ise bonus kartları var. Bu kartlardan toplamak için ise seçtiğimiz kartın üzerine bir işçi yerleştirmemiz gerekiyor.

Oyun boyunca kabile üyelerimizi artırıp, bol bol bina inşa edip, kaynak toplayıp, bu kaynakları kullanarak kart topluyoruz. Günün sonunda en çok gelişen, yani en çok puan toplayan kabile oyunu kazanıyor.

NEDEN İDEAL BAŞLANGIÇ OYUNU DERSENİZ

Size şöyle açıklayabilirim… Oyun dünyasında oldukça fazla sayıda oyun mekanizması olmasına rağmen, aslında günümüzde hala en popüler oyun mekanizmalarının başında “işçi yerleştirme, kaynak yönetimi ve set collection dediğimiz kart toplama” mekanizmaları geliyor. Stone Age, bu mekanizmalar üzerine kurulu bir oyun ve bu mekanizmalara sahip pek çok oyunun aksine öğremesi, öğretmesi ve oynaması çok çok basit.

Eğer zar atma faktörü olmasaydı, bugün uzun zamandır oyun oynayan oyuncular için hala çok sevilen bir oyun olmayı başarırdı. Fakat şans faktörü, daha stratejik oynamayı seven oyuncuları ne yazık ki masanın başından uzun zaman önce kaldırdı. Ama başlangıç seviyesi için bu zar atma mekanizması oldukça iyi, çünkü aslında oyunu basitleştiren şey de bu.

Yani aslında Stone Age, sizi hem daha büyük oyunlara hazırlıyor hem de bunu tematik bir şekilde yapmayı başarıyor. Stone Age ile ilgili tek handikap, oyunu Türkiye’de bulmak kolay değil. Amazon, shop4tr, phillibert gibi yabancı oyun sitelerinden sipariş etmek veya yurt dışına giden eş dosttan rica etmek gerekiyor. Ama emin olun ki günün sonunda oyuna sahip olduğunuza değiyor.

Ben Stone Age’i eve gelen ve daha önce kutu oyunu namına sadece Monopoly oynamış misafirlerim üzerinde test ettim. Herkes oyunu aşırı seviyor ve hemen tekrar oynamak istiyor. Aynı misafir tekrar  gelişinde yine Stone Age oynamak istiyor ama bilin bakalım ona Stone Age değil de bu sefer ne oynatıyorsunuz? Onu da bir dahaki yazıda söylerim artık.

Eğer yeni oyuncuysanız veya arkadaşlarınızı ürkütmeden hobiye dahil etmek istiyorsanız bu yazı dizisini takip edin.

Şimdiden iyi oyunlar dilerim.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here