Lisboa, 1755 yılında Lizbon’da gerçekleşen dev bir felaketler silsilesini takiben, o zamanlar Portekiz’in elinde bulundurduğu inanılmaz güç ve servet ile tüm şehrin yeniden ayağa kaldırılmasını konu alan bir oyun. Kickstarter’dan fonlanmıştı, 2017 yılı çıkışlı ve Vital Lacerda imzalı. Lacerda zaten heavy-euro oyunlarıyla nam salmış bir tasarımcı olarak bu oyunda da yine beklentileri karşılamış hatta bir adım fazlasını yapmış da denilebilinir, BGG kullanıcılarının değerlendirmesine göre 4,57/5 karmaşıklık ile bugüne kadar ki en zor oyunu. Lacerda, herhalde Lizbon’lu olduğu için, en çok özendiği oyun olarak da ifade etmişti röportajlarında. Oyundaki tüm detayların gerçek bir olay veya konu ile ilişkilendirilebilir karşılığı olmasına çok özen göstermiş, görsel tasarım için birlikte çalışmalarıyla artık bir marka haline geldiği Ian O’toole da Lacerda’nın emeğine paralel, görsel olarak oldukça tatmin edici bir sonuç çıkarmış. Lizbon ruhunu hissettiriyor. Kutu, parçalar, kutunun içinden çıkan küçük tepsiler, bir çok ince detay ve üretim kalitesi Lacerda’nın daha önceki Eagle-Gryphon işbirliklerindeki gibi parasının fazlasıyla karşılığını veriyor.  

Masaya ara sıra açıp seyredilebilinir. 

Oyunun neyi konu alıyor?
Oyunun konusu 1755’teki deprem, tsunami ve 3 gün boyunca devam eden yangınlar sonrası şehir yerlebir olduğunda Kral dönemin önemli kişilerine: Marki ve başmühendis şehri yeniden inşa etme görevi veriyor. Onlar da biz bu işi taşere ediyor. Oyunda öncelikli amacımız şehri ayağa kaldırmak ama bu bir Lacerda oyunu ve tabi ki, işçi koy kaynak al, işçi koy bina yap şeklinde düz ve sade bir kurgu yok. Oyunda puan da peruk olarak takip ediliyor, çünkü o dönemde tüm zengin ve soyluların tek derdi en havalı en yeni perukları toplamakmış. (Gerçek doygunluk felaketten sonra bile peruk peşine düşmek midir? Acaba mahalle yanarken Marki de peruğunu mu tarıyordu?)

Nasıl işliyor bir tur? Ne hamleler yapıyoruz? *(detaya girmek istemeyen aşağıya direkt yoruma devam edebilir)
Her oyuncu elinde 5 kart tutuyor ve bu kartları farklı hamleler için kullanabileceğiniz 3 farklı konum var. (Her tur bir kart seçip oynamak hiç bu kadar derin bir analiz paralize sokmamıştı.) Kendi tahtanızı seçerseniz, iki farklı konundan birine koyup, ya alta koyup para alma ve ileriye dönük bir özellik kazanabilir veya üste koyup ana aksiyonlardan birini yapıp ileride daha fazla nüfuz kazanacak yatırımı yapabiliyorsunuz. İki seçeneğinde akabinde kaynak kullanarak “ana” aksiyonlardan birini yine yapabiliyorsunuz.

Her oyuncunun oyun içinde geliştirdiği kendi tahtası

Diğer konumda ise direk kraliyetin ayağına gidip nüfuzunuzu kullanarak asıl hamlelerden yapabiliyorsunuz. Burda kullandığınız soylu kime uygun ise(Kral, marki ya da başmühendis) ona göre size sağladığı 3 farklı aksiyon var. Bunlar 3lü gruplar halinde(a,b,c diyelim) 3 soylunun elinde bulunuyor. Soylunun huzuruna gidince(rengindeki kartı oynadığınızda) o karaktere ait 3 farklı aksiyonun da 2sini seçip yapıyorsunuz.

Seçenekler: (a)dükkan açma(bina yapma), (a)saraya devlet görevlisi atama, (a)kamu binası için plan alma, (b)ticaret gemisi yapma(para kazanma), (b)üretim yapma(kaynak kazanma), (b)ferman alma(oyun sonu puanı), (c)kamu binası açılışı yapma, (c)saraydan iltimas alma(başka oyuncunun turunda hamlesini kopyalama) ve (c)kardinal ile buluşma(ek imtiyaz, küçük bir özellik kazanma) şeklinde.

Birini örnek vermek gerekirse,  kamu binası açılışı yapmak için öncesinden bir plan almış olmanız gerekiyor. Ayrıca saraya önceden atamış olduğunuz görevlileriniz olmalı ki yeni binayı açabilsinler. Seçtiğiniz kamu binasını-ki hepsi farklı tip dükkanlara müşteri gelmesine sebep oluyor bir sokağın başına koyuyorsunuz. (Örneğin banka sarraflara daha çok insan çekerken, mahkeme sahaflara gidecek insanları çekiyor olabilir) Burası kritik çünkü o sokağa insan trafiği gelecek, orada dükkanı olanlar peruk(yani puan) kazanacak.

Çok İlginç Bir Şey Yapacağız, Üçgen Biçiminde Birbirimize Takacağız. Kral markiye, marki başmühendise… Oyun ilk anlatıldığında bu şekilde gelebilir.

 

Oyunun bu karmaşasında yardımcı olması için Lacerda oyunun içine çok güzel bir menu hazırlamış. Sadece buna bakarak oyuna başlayamazsınız ama oyun bir kere anlatıldıktan sonra kural kitabına dönmeden herşey için referans olarak kullanılabiliniyor. Para nasıl kazanılıyordu veya, bina nasıl yapılıyordu, ne gerekiyordu hatırlamayadınız açıp bakıyorsunuz: bu kaynak veya iş için için şu, şu ve şu aksiyon seçenekleriniz var diyor. Oldukça kullanışlı.

 

*Peki oyun Nasıl, neye benziyor, yenir mi? 

Buraya kadar anlattıklarım sizi korkutmadı ve heyecanlardırdı ise çok güzel. Beklentiniz boşa değil. Oyun oldukça keyifli ve karmaşık bir görsel şölen. Karmaşıklığı kendi içinde tutarlı bir şekilde örülmüş. Oyunun geneli bir bütünlük hissi veriyor, bazı oyunlardaki sadece karmaşıklık için eklenmiş ayrı ayrı mini oyunlar hissini vermiyor. Etkileşim direkt olmasa da oldukça var. Oyunda oyuncular yeni kurulacak yerlerdeki en önemli konumdaki dükkanları kapmak istiyor bir taraftan bir taraftan da kamu binalarının doğru yerde olmasını sağlamak ve başka oyuncunun bundan çıkar sağlamamasını da hedefliyor. Bir diğer yandan da Kral’dan iltimas kartları kendi turunuz dışında da hamle yaptırdığı için başka oyuncularda olup olmadığını takip etmek ve ona göre hamle seçmek de önemli.

Bir oyun sonunda board’un hali.

Son Sözler

Lacerda’nın diğer oyunlarını sevenler bunu da sevecektir kesinlikle. Yine çok iyi bir oyun ama Lacerda kendi çıtasını çok yukarı taşıdığı için belki bir Vinhos değil. Vinhos daha akıcı, kuralları ikinci baskı ile birlikte daha rafine. Ama bu oyun da kendine has bir tecrübe sunuyor, şehir kurma, şehirdeki yer kapma sokak kapatma olayı, Lizbon teması ve görselliği, çoklu hamle seçmedeki kendine özgü karmaşıklık oyunu ilginç ve cazip kılan yönleri. Bizim oyun grubunda Lacerda’nın en iyisi olduğunu düşünen de en kötüsü olduğunu düşünen de var ama ortak kanı masaya gelse hepimizin oynamak isteyeceği bir oyun olduğu yönünde.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin