Akdeniz, Akdeniz, gelen düşman değil biziz! Akdeniz’in en kuvvetli takımı Adanaspor’dur hocam! 

Sizi bilmem ama Akdeniz deyince benim aklıma hemen Domdom Ali’nin bu repliği geliyor. Muhtemelen Hababam Sınıfı’nı 564.678 kere izlediğim ve çok akılda kalıcı bir replik olduğu içindir. Şu anda Akdeniz’in en kuvvetli takımı kimdir bilemiyorum doğrusu.

Bölge olarak fazlaca sıcak ama çok güzel bir bölge. Oldukça verimli toprakları ve sıcakkanlı insanları var. İnsanlar için söylediklerim sadece Türkiye için geçerli değil, Avrupa’da da Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin insanları, Avrupa’nın kuzeyine göre genelde sıcak kanlı insanlar. Akdeniz insanı diye bir tabir var hepinizin malumu. 

Deniz olarak ise yine oldukça sıcak ve çok tuzlu bir deniz. Ama asıl özelliği coğrafi konumu;

Akdeniz, Atlas Okyanusu’na bağlı, kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya kıtaları bulunan deniz. 2.5 milyon km² bir alan kaplayan deniz Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’ndan; Süveyş Kanalı ile de Kızıldeniz’den ayrılır.¹

İşte bu coğrafi özellikler, çok eski tarihlerden beri Akdeniz’i ve bağlı limanlarını çok önemli bir Ticaret bölgesi haline getirmiş. Sonunda konuyu ticarete ve oradan da Concordia isimli muhteşem oyuna getirmeyi başardım. 🙂

Concordia, Mac Gerdts’in tasarladığı, 2-5 oyunculu, yaklaşık 2 saat süren, orta ağırlıkta ve Roma döneminde Akdeniz bölgesinde yapılan ticareti konu alan bir kutu oyunudur. Her oyuncu Roma döneminde ticaret yapan bir sömürgecidir. Sömürgecilerinizi Akdeniz bölgesindeki topraklara ve limanlara göndererek bu bölgelerde kendi ticarethanelerinizi kurup çeşitli ticari mallar üretiyor ve bu malları bazen satıp bazen de başka ticarethaneler kurmak için kullanarak ticaret hacminizi genişletmeye çalışıyorsunuz. 

Ana oyun önlü arkalı iki harita ile geliyor; Roman Empire (2-5 oyuncu için ideal) ve İtalya (2-4 oyuncu için ideal)

Oyunun parçaları oldukça kaliteli. Ana board’un grafik tasarım ve çizimleri de oldukça başarılı. Ancak aynı şeyi oyunun kutusu için söyleyemeyeceğim. Oyun kutusu üzerinde oldukça amatör gözüken bir çizim var. Bu kalite ve rating’teki bir oyuna yakışmıyor doğrusu. Oyunun ikinci baskısında bu çizimi biraz daha geliştirdiler ancak yine de zayıf olduğunu düşünüyorum. Ancak bu eksiklik Concordia’nın harika bir oyun olmasını engellemiyor. 🙂

Oyunun kuralları oldukça basit. Aslında yapmanız gereken tek şey sıra size geldiğinde elinizden bir kartı önünüze oynamak ve kartın üzerinde yazan hamleyi yapmak. Bu kadar basit! 

Tüm oyuncular oyuna Roma’ya koydukları 1 adet kara (adam figürü), 1 adet de deniz (gemi figürü) sömürgecisi ile başlıyorlar. Anlayabileceğiniz gibi kara sömürgecisi sadece karada, deniz sömürgecisi de sadece denizlerde ilerleyebiliyor. Roma’dan başlayıp Akdeniz bölgesinde yayılarak ticaret ağınızı geliştirmeye çalışıyorsunuz.

Tüm oyuncular oyuna 7 kartla başlıyor ve bu 7 kart tüm oyuncularda aynı. Oyun ilerledikçe board’da bulunan başka kartları da alıp kendi destenizi güçlendiriyorsunuz. Evet Deck Building mekaniği Concordia’nın ana oyun mekaniği diyebiliriz. Başlangıç kartları ise şu şekilde:

Architect: Bu kartı oynadığınızda sömürgecilerinizi ilerletiyorsunuz. Sömürgecilerinizin kaç bölge hareket edebilecekleri ise masadaki sömürgeci sayınıza bağlı. Eğer 2 sömürgeciniz varsa 2, 4 sömürgeciniz varsa 4 ilerliyorsunuz. Bu ilerlemeleri ister sadece kara, ister sadece deniz isterseniz de her ikisine paylaştırarak yapabiliyorsunuz. İlerlemenizi rotalar üzerinde yapıyorsunuz. Yani bölgelerin üzerinde değil, aralarındaki rota çizgileri üzerinde durmanız gerekiyor. Bir başka oyuncuya ait sömürgecinin olduğu çizgiden geçebilir ama aynı yerde duramazsınız.

İlerlemenizi bitirdiğinizde bulunduğunuz yola komşu olan bölgelere bina yapabilirsiniz. Binaları yapmak için gerekli olan kaynaklar kural kitapçığında ve yardımcı kartlarda açıkça belirtilmiş.

Prefect: Elinizde 2 adet Prefect kartı bulunuyor. Bu kartı oynadığınızda bir bölge seçiyorsunuz. Ve o bölgenin ana ticari malı neyse (haritanın sol üst bölümünde gösteriliyor) o maldan 1 adet kazanıyorsunuz ve marker’ını ters çeviriyorsunuz.. Ayrıca masa üzerinde daha önce o bölgeye ticarethane kurmuş tüm oyuncuların ticarethaneleri üretime geçiyor ve sahiplerine mal kazandırıyorlar. 

Ya da bu bölgede ticaret yapmak yerine harita üzerinde daha önce ticaret yapılmış tüm bölgelerden kazanç sağlayabilirsiniz. Daha önce ticaret yapılmış bölgelerin marker’ları ters çevrilmiş ve üzerlerinde Sestertii (oyundaki para birimi) simgesi bulunyor. Toplamda kaç para kazanacağınızı buradan anlıyorsunuz. 

Mercator: Bu kartı oynadığınızda 3 para kazanıyorsunuz. Ve sahip olduğunuz mallarla ticaret yapıyorsunuz. Kurallar anlatılırken en çok karıştırılan kart bu oluyor. Kart iki farklı tipte mal ile ticaret yapmanıza izin veriyor. Örneğin şarap ve tuğlayı seçiyorsunuz. İkisinden de satabilir, ikisinden de alabilir, birini satıp diğerini alabilirsiniz. Örneğin; 2 adet şarap sattım, 2 adet de tuğla sattım diyebilirsiniz. Ama 2 adet şarap sattım, 2 adet tuğla sattım ve 4 tane demir aldım diyemezsiniz. Çünkü kural gereği 3 farklı ticari mal ile ticaret yapamıyorsunuz.

Senator: Bu kart başlangıç elinize yeni kartlar eklemeye yarıyor. Kartı oynadığınızda masa üzerinde bulunan kartlardan istediğiniz iki tanesini elinize alıyorsunuz. Tabi ki bu kartları almak için ödeme yapmak zorundasınız. Ödeyeceğiniz bedel ise kartın üzerindeki ticari mal simgesi artı kartın masada o an bulunduğu konumdaki (varsa) ticari mal. 

Diplomat: Bu kart bir nevi joker görevi görüyor. Yaptığı şey çok basit; başka bir oyuncunun oynadığı en son kartın aynısı görevini görüyor. Mesela A oyuncusunun son oynadığı kart Architect ise siz Diplomat kartınızı kullanarak Architect oynamış oluyorsunuz.

Tribune: Bu kartı oynadığınızda daha önce oynadığınız tüm kartlar elinize geri dönüyor. Yani elinizi yenilemiş oluyorsunuz. Elinize aldığınız toplam kart sayısı eksi 3 kadar da para kazanıyorsunuz. Örneğin elinize geri aldığınız kart sekiz ise 5 para kazanıyorsunuz.

Buna ek olarak da isterseniz 1 adet saman 1 adet de demir vererek Roma’ya yeni bir sömürgeci ekliyorsunuz. Masadaki sömürgecileri arttırmanın bir yolu bu, diğeri ise daha sonra yerden alabileceğiniz Colonist isimli kart.

Başlangıç kartları bu kadar. Daha önce de dediğim gibi oyun sırasında daha farklı kartlar da çıkıyor ve siz de stratejinize göre bu kartları topluyorsunuz.

 

Tüm kartların alt bölümünde mitolojik bir tanrı ismi yazıyor. Bu oldukça önemli çünkü bu tanrılar oyun sonunda size puan kazandırıyor. Zaten oyun esnasında puanlama hiç yok, tüm puanlama oyun sonunda yapılıyor. Şimdi bu mitolojik tanrılar bize nasıl puan kazandırıyorlar sırasıyla ondan bahsedelim.

JVPITER: Tuğla hariç kurduğunuz her ticarethane için 1 puan verir.

SATURNUS: Birbirinden farklı her bölgedeki ticarethaneniz için 1 puan.

MERCURIUS: Ticarethanelerinizde ürettiğiniz birbirinden farklı her mal türü için 2 puan.

MARS: Oyun alanındaki her sömürgeciniz için 2 puan.

MINERVA: Kartın üzerinde yazan her ticarethaneniz için 3 puan.

Oyun oldukça hızlı bir şekilde akıyor ve oyuncular sırayla turlarını alıp, kartlarını oynayarak oyuna devam ediyorlar. Oyun iki şekilde sona eriyor; bir oyuncu elindeki son ticarethaneyi haritaya yerleştirdiğinde ya da haritanın hemen üst kısmına dizilen kartlardan sonuncusunu aldığında. Oyun bitişini tetikleyen oyuncu 7 puan alıyor. Geri kalan oyuncular da birer hamle daha yaptıktan sonra oyun bitiyor. Ardından kim hangi tanrıların kartlarını toplamışsa puanlar toplanıyor ve oyunun galibi belli oluyor. 

Concordia oldukça akıcı bir oyun. Her kurulum birbirinden farklı olduğu için her oyun birbirinden farklı oluyor diyebiliriz. Mac Gerdts’in en yüksek rating’li oyunu. Bu yazının yazıldığı tarihte oyun BGG’de 18. sıradaydı. (Küçük bir parantez açarak Mac Gerdts’in en yüksek ratingli oyunu ama bana göre en iyi oyunu değil. En iyisi için bkz. Imperial

Concordia 2013 yılında yani; oyun piyasası henüz bol minyatürlü Kickstarter oyunlarına teslim olmadan hemen önceki senede piyasaya çıkmıştı. O günden beri de çok fazlaca ek paketi çıktı. Bu ek paketler genelde yeni harita ve ufak tefek bir kaç kural değişikliği şeklinde oluyor. Bir de Salsa diye bir ek paket var ki bana göre oyunu başka bir seviyeye çıkartıyor.

Artıları:

  • Çok az kural ile derinlik sağlayabilmesi.
  • Her oyunun birbirinden farklı dizilimde olması.
  • Oldukça akıcı olması.
  • Çok düşük şans faktörü.
  • Makul oyun süresi.

Eksileri:

  • Oyuncular arası etkileşim az.
  • Zayıf kutu tasarımı.

 

 Kaynakça:

1- tr.wikipedia.org

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen isminizi buraya girin